Bankacılık sektöründe hisse geri alımlarının bilanço üzerindeki düzenleyici etkisine yönelik yeni bir istisna getirildi.
17 Eylül 2026 tarihli 11571 sayılı karar kapsamında, halka açık bankaların 16 Eylül sonrası Borsa İstanbul’dan edindikleri kendi payları yıl sonuna kadar çekirdek sermayeden indirilmeyecek.
Sermaye Yeterliliği Oranı Açısından Ne Değişiyor?
Bankaların sermaye yeterliliği oranı, özkaynak unsurları ile risk ağırlıklı varlıklar arasındaki ilişki üzerinden hesaplanıyor.
Yeni kararda iki taraf ilen kendi paylarının, 31 Aralık 2026’ya kadar çekirdek sermayeden indirilmemesine karar verildi.
Aynı paylar, geçici uygulama süresince kredi riskine esas tutar ve piyasa riskine esas tutar hesaplamalarına da dahil edilmeyecek. Bu nedenle düzenleme yalnızca muhasebe sınıflandırmasına değil, bankaların sermaye yeterliliği oranının hesaplanmasına da etki ediyor.
Geri Alımın Sermaye Üzerindeki Baskısı Azalıyor
Bankacılık düzenlemelerinde çekirdek sermaye, zarar karşılama kapasitesinin en güçlü bölümünü oluşturuyor. Bir bankanın kendi paylarını geri almasının bu hesaplamayı aşağı çekebilmesi, geri alım kararlarında sermaye yeterliliğini önemli bir değişken haline getiriyor.
BDDK’nın geçici istisnasıyla, 16 Eylül sonrasında alınacak payların bu etkisi yıl sonuna kadar sınırlandırılmış olacak.
Bu da teorik olarak bankalara, sermaye yeterliliği oranlarını aynı ölçüde baskılamadan pay geri alımı yapabilecekleri daha geniş bir alan sağlıyor.
Düzenleme Neden Risk Hesabını Da Kapsıyor?
Kararın ikinci ayağı risk ağırlıklı varlıklara ilişkin.
Geri alınan payların hem kredi hem de piyasa riskine esas tutardan çıkarılması, sermaye yeterliliği oranının yalnızca paydan değil, hesaplamanın paydasından da etkilenmesini önlüyor.
Dolayısıyla düzenlemenin teknik sonucu, bankaların kendi hisselerini geri alması halinde sermaye yeterliliği göstergelerinde oluşabilecek olumsuz etkinin geçici olarak azaltılması.
Bankacılık Endeksi Açısından Ne Anlama Geliyor?
Karar, Borsa İstanbul’da son günlerde yaşanan sert hareketlerin ardından geldiği için banka hisseleri açısından yakından izlenecek.
Ancak düzenleyici kolaylık ile fiili geri alımı birbirinden ayırmak gerekiyor.
BDDK, bankalara “geri alım yapın” demiyor. Yalnızca geri alım kararı alan bankalar açısından sermaye yeterliliği hesabında geçici bir esneklik sağlıyor.
Bu nedenle banka hisselerinde alım baskısının kesin olarak artacağı veya fiyatların yükseleceği yönünde bir sonuç çıkarılamaz.
Asıl Veri Bankalardan Gelecek
Düzenlemenin piyasa üzerindeki gerçek etkisi, halka açık bankaların bundan sonra açıklayacağı kararlarla görülecek.
Yeni bir geri alım programı başlatılması, mevcut programın büyütülmesi, ayrılan fon miktarı ve fiilen alınan payların tutarı bankalar tarafından ayrı ayrı açıklanacak.
BDDK’nın sağladığı düzenleyici esneklik bankaların pay geri alımı yapmasını zorunlu kılmaz. Karar, banka hisselerinin gelecekteki fiyat performansına ilişkin garanti veya yönlendirme niteliğinde değildir. İçerik yatırım danışmanlığı kapsamında değerlendirilmemelidir.





