Yatırım fonlarında son günlerde yaşanan likidite sıkışıklığının ardından ekonomi yönetiminin gündemi yalnızca mevcut sorunu çözmekle sınırlı kalmıyor.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in 18 Eylül’de yaptığı açıklamalar, serbest fonlardan tasarruf finansman şirketlerine kadar uzanan daha geniş bir düzenleme döneminin işaretlerini verdi.
Şimşek, Türkiye’de toplam 2 bin 38 fon bulunduğunu, SPK’nın 7 portföy yönetim şirketine bağlı 131 fon için tasfiye süreci başlattığını söyledi. Bakan, yaşanan sorunun piyasanın tamamına yayılan bir sistemik risk olarak değerlendirilmediğini ve sermaye piyasalarının genelinde yapısal bir sorun bulunmadığı görüşünü yineledi. Bu, Şimşek ve Finansal İstikrar Komitesi’nin resmi değerlendirmesidir.
Serbest Fonlarda Yeni Kurallar Geliyor
Şimşek’in açıklamasındaki en önemli yeni başlıklardan biri serbest fonlara ilişkin düzenleme mesajı oldu.
Bakan, serbest fonların dünya genelinde daha gevşek kurallara tabi olan ve ağırlıklı olarak nitelikli yatırımcıların bulunduğu bir alan olduğunu hatırlattı. Türkiye’de bu fonların 2019’dan itibaren TEFAS’ta işlem görmeye başlamasıyla sektörün büyüdüğünü ifade etti.
Şimşek, ağustos sonunda yayımlanan fon rehberiyle bu alanda daha sıkı bir çerçeve oluşturulduğunu, bazı yükümlülükler için ise piyasanın uyum sağlamasına yönelik geçiş süreleri bulunduğunu söyledi.
Teminat Yapısı Güçlendirilecek
Ekonomi yönetiminin üzerinde durduğu bir diğer alan fonların teminat yapısı.
Şimşek, para piyasası fonlarında daha önce uygulanan ve portföyün belirli bölümünün Hazine kağıtlarında tutulmasını öngören yaklaşımın benzerinin serbest fonlarda da gündemde olduğunu söyledi. Bakan’ın açıklamasına göre amaç, fonların likidite ve teminat kapasitesini daha dayanıklı hale getirmek.
Bu açıklama, 131 fonun tasfiyesinden bağımsız olarak gelecekte serbest fon piyasasında daha sıkı risk yönetimi kurallarının uygulanabileceğini gösteriyor.
Tasfiye Piyasayı Baskılamadan Yürütülecek
SPK’nın 131 fon için açıkladığı modelde fon varlıklarının topluca satılması yerine piyasa derinliği ve likidite koşulları dikkate alınarak nakde çevrilmesi öngörülüyor.
Şimşek de tasfiye sürecinin Borsa İstanbul üzerinde yeni ve kontrolsüz bir satış baskısı oluşturmayacak şekilde yürütüleceğini söyledi.
Tasfiye kapsamında Tera Portföy fonlarında İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarında ise Ziraat Bankası yetkilendirildi. Yatırımcı ödemeleri, fon portföylerinden nakit oluştukça pay sahipliği oranında gerçekleştirilecek.
Tasarruf Finansman Şirketlerine Ayrı Koruma Modeli Gündemde
Şimşek’in açıklamaları yalnızca yatırım fonlarıyla sınırlı kalmadı.
Katılımevim ve Birevim gibi tasarruf finansman şirketlerinin fon piyasasından farklı bir hukuki ve düzenleyici yapıda olduğunu belirten Bakan, bu alanın hızlı büyüdüğüne dikkat çekti.
Şimşek, orta ve uzun vadede bu şirketler açısından TMSF benzeri bir koruma mekanizması, fon havuzu veya teminat havuzu gibi modellerin değerlendirilebileceğine işaret etti. Mevcut düzenlemelerin BDDK tarafından yürütüldüğünü ve ihtiyaç görülmesi halinde ilave adımların atılacağını söyledi. Bu başlık henüz kesinleşmiş yeni bir düzenleme değil, Bakan’ın geleceğe dönük değerlendirmesi niteliğinde.
Düzenleyici Sürecin Ardından Yargı Aşaması
Şimşek, sınırlı sayıdaki fonda piyasa bozucu eylemlere ilişkin bulgular bulunduğunu da ifade etti.
SPK’nın işlem yasakları, lisans tedbirleri, tasfiye kararları ve suç duyuruları dahil çeşitli adımlar attığını belirten Bakan, bundan sonraki aşamada adli sürecin işleyeceğini söyledi.
Burada hukuki ayrımı korumak gerekiyor: SPK’nın işlem yasağı, lisans tedbiri veya suç duyurusu kararı mahkûmiyet anlamına gelmez. Kesin ceza sorumluluğu ancak yargılama sonunda belirlenebilir.
Fon Krizinden Sonra Yeni Dönem Nasıl Şekillenebilir?
Şimşek’in açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde ekonomi yönetiminin üç alana odaklandığı görülüyor: sorunlu fonların kontrollü biçimde sistemden çıkarılması, serbest fonlarda teminat ve risk yönetiminin sıkılaştırılması ve banka dışı finans şirketlerinde yatırımcı korumasının güçlendirilmesi.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca 131 fonun tasfiye takvimi değil, SPK’nın serbest fonlara yönelik yeni düzenlemeleri ve BDDK’nın tasarruf finansman şirketleri için atacağı olası ek adımlar da piyasanın ana gündemlerinden biri olacak.
Haberde yer alan “sistemik risk bulunmadığı”, piyasanın büyük bölümünün sağlıklı işlediği ve gelecekte uygulanabilecek yeni düzenlemelere ilişkin ifadeler Mehmet Şimşek’in değerlendirmeleridir. Henüz mevzuata dönüşmemiş planlar kesinleşmiş karar olarak sunulmamıştır. Devam eden idari ve adli süreçlerde masumiyet karinesi geçerlidir. İçerik yatırım tavsiyesi değildir.





